İZGİ ÖZANT
Ben her zaman, birinin bana söylediÄŸi sözlerden, dinlediÄŸim bir ÅŸarkıdan ya da okuduÄŸum cümlelerden çok ifadelerden ve onların yansıttığı duygulardan etkilendim.
Çocukken biri benimle ciddi bir konuÅŸma yaptığında, zihnimde sesini kısıp, sadece ifadelerine odaklandığımı hatırlıyorum. O kadar odaklanırdım ki herÅŸey durmuÅŸ, yok olmuÅŸ, uzaklaÅŸmış gibi gelirdi. Sanıyorum figür anlayışımın temelinde de bu yatıyor.
Uzayan boyunlar biraz da bulunduÄŸumuz yerden gitme isteÄŸiyle ve yoÄŸun olaylara ve düÅŸüncelere daldığımızda, kendimize uzaktan bakmak istememizle ilgili.
Eserlerimle ilgili kesin söylemlerde bulunmayı hiçbir zaman sevmedim, çünkü anlamların net olmasını sevmedim, sevemiyorum. Ayrıca izleyicinin, çalışmalarıma baktığında, benim düÅŸüncelerim dışında düÅŸüncelere sahip olması, hissetmesi beni her zaman çok heyecanlandırdı. Benimle eserim arasındaki baÄŸ, tam olarak ifade edilemez ve bana özgüdür, sizinle eserim arasında da sadece size ait bir baÄŸ oluÅŸması sanıyorum en büyük tatmin benim için.
Figürlerim genellikle gerçek kiÅŸiler deÄŸiller. Bazen yaÅŸadığım bir olaydan ya da çevremdeki insanlardan, bazen de duygularımızı saklamaya çalışırken verdiÄŸimiz tepkilerden ve yüz ifadelerimizden esinleniyorum. Bununla birlikte dinler tarihi, mitolojik hikayeler ve eserler önemli ilham kaynaklarım arasında. Yüzlerce hatta binlerce yıl önce yaÅŸamış insanların hayal dünyasını keÅŸfetmeye çalışmak, onların yapıtlarına bir ÅŸekilde dokunabilmek zaman yolculuÄŸu yapmak gibi. Ayrıca çalışmalarımda dünle bu günü birleÅŸtirebilmek bana sanki zamanın dışında hareket ediyormuÅŸum gibi hissettiriyor.
​
Kullandığım materyaller ve onlarda yetkin olmak benim için çok önemli ancak çalışmayı sanat eseri haline getirenin, eserin söylediÄŸi söz, sorduÄŸu soru, düÅŸünce yapısı yani bir birey gibi var olması olduÄŸuna inanıyorum. Bu baÄŸlamda yeni materyaller aramaya ve denemeye devam ediyorum.
​
​
İzgi Özant